Evlerde daha çok vakit geçirmemiz gereken bu dönemde partnerinizle birlikte izleyebileceğiniz, ev ortamınıza romantik tatlar serpiştirecek birkaç film derledik. Serinin ilk 6 filmi sizlerle.

6Carol (2015)

Film, etkiletici, trajik, sert, cesur ve şehvetli bir kadının adını taşıyor, yani Cate Blanchett’ın canlandırdığı Carol. Diğer karakterimiz, genç fotoğrafçı Therese. Todd Haynes’in yönettiği film aslında ‘The Price of Salt’ adında, daha sonraki basımlarındaysa ‘Carol’ olarak yayınlanan 1952 tarihli Patricia Highsmith romanı. Geride bıraktığımız yüzyılın ortalarında geçen, iki kadın arasındaki baş döndürücü aşk hikayesine hazırsanız izlemeye hemen başlayın.


5- Her (2013)

Film, zamanınızın aşk anlayışının bir örneği olabilir mi? Çünkü bir işletim sistemine aşık olan adamın hikayesini karşınızda. Bazılarımızın asla anlayamayacağı ve bazılarımızın da belki çoktan keşfettiği, bir şeye ya da herhangi birine aşık olmanın ne anlama geldiği konusunda bilinmez bir dünya karşımıza çıkıyor. Elbette Joker filmi sayesinde artık bütün dünyanın tanıdığı Joaquin Phoenix, oyunculuk olarak filmi tek başına sırtlıyor.


4- Manhattan (1979)

Woody Allen’ın New York şehrine yazdığı en tutkulu aşk mektubu olarak değerlendirildi zamanında. Genç bir kızla ilişki yaşayan Woody Allan var karşımızda, sonra çoğu filminde olduğu gibi işler iyice komplike bir hale gelen ilişki sarmalına dönüşüyor. Ama tüm bu süreç onun tarzının bir parçası olduğu şekilde, keyifli ve akıcı bir şekilde ilerliyor. 1979 yılının Metropol ilişkilerinin, artık hayatımızda dating uygulamalarının oluşundan başka hiçbir farkı yok belli ki. Yine de entelektüel göndermeleri ve ikili diyalogları seven biriyseniz, haydi durmayın filmi aramaya başlayın.


3- True Romance (1993)

Gerçek olmayan bir şeyle tanışıp sonra onun daha büyük bir gerçeğe, tutkuya nasıl dönüştüğünü görebileceğiniz bir film. Yönetmen Tony Scott, senarist ise Quantin Tarantino. Şimdi Tarantino adını duyduguğunuzda şiddet hissine kapıldıysanız eğer sıkı durun, oyuncular arasında Gary Oldman da var. Sözü uzatmaya gerek yok, aşkın nereden geleceğini asla tahmin edemeyenlerdenseniz ve seni seviyorum sözünün en havalı şeklini merak ediyorsanız, iyi seyirler diliyoruz.


2- Casablanca (1942)

Casablanca, stüdyoda çekilmiş Hollywood melodramlarının en iyi örneklerinden biri. İnsanın içini ürperten, yüreğini burkan bu filmin senaryosu, Murray Burnett ile Joan Alison’un oyunu Everybody Comes to Ricks’ten uyarlandı. Zamanda donmuş kalmış bir film Casablanca, v etkileyen kendine özgü bir romantizme sahip. Evde çokça vakit geçirdiğimiz bu dönemde, bu klasiği aradan çıkarsanız iyi olmaz mı?


1- Before Sunrise (1995)

‘Before’ üçlemesi olarak bilinen mükemmel serinin ilk filmini izlemeyenler için listeye alıyoruz. Avrupa seyehati sırasında trende tanışan ve tuhaf bir şekilde Viena’da inip şehri gezme konusunda anlaşan iki insanın hikayesi. Birlikte gecirecekleri bu gecenin aslında hayatlarındaki tek gece olduğununu bilen ve karşılıklı hislerin dile getirlemediği bu film sizi sersemleticek ve devamının olduğunu bilmekse oldukça rahatlatacaktır. Eathan Hawke ve Julie Delpy ile Viena gezisine hoş geldiniz!-