Kaba ve kibirli patronunuzdan nefret ediyorsunuz. Her sabah onu görmekten çekiniyor, işe gitmek istemiyorsunuz. Ama işinizi de bırakamazsınız; kiranın ödenmesi gerekiyor ve almak istediğiniz güzel yeni bir çift ayakkabınız var… Kısacası, maaşa ihtiyacınız var.

Bu durumda hepimiz sık sık çevremizdeki insanlara bu durumu anlatır  ve patronumuza söyleyemediğimiz ‘şikayet etme’ durumunu başka bir insanla paylaşırız. Hatta bazı zamanlar o kişi de bize katılır ve patrondan nasıl intikam alacağımıza dair planlar yaparız. Bugünü, atlatmamıza yardımcı olduğunu düşünürüz ve olumsuz duygulardan bu şekilde Katarsis anlamına gelen duygusal arınma yaşayarak kurtulur içimizi döker ve bunun sağlıklı bir durum olduğunu düşünürüz. Fakat bu pek de sağlıklı bir yöntem değildir.

Başka bir deyişle, saldırganlık saldırganlığı besler. Patrona karşı hislerimizi bir başkasına söylersek, muhtemelen ona karşı daha az değil, daha düşmanca hissederiz. Saldırganlıkla uğraşmak vücudumuzu adrenalinle doldurur, bu da kalp hızının atmasına ve güçlü hissetmemize neden olur. Saldırganlığın ardından gelen bu iyi his, insanların katarsise inanmasının nedeni olabilir.

Düşmanlığı açığa çıkarmak bizi daha iyi hissettirse de düşmanlığımızı azaltmaz. Yani, agresif davrandıktan sonra, bizi ilk etapta agresif olmaya sevk eden öfke duygularımız hala var, bu yüzden katarsis işe yaramıyor ve sorunun kendisiyle değil de başkalarıyla birlikte duygusal arınma yolunu seçtiğimiz bu yöntem bizi uzun vadede iyi hissettirmeyebilir.

Bu makale, yazar tarafından sosyomatch.com için hazırlanmıştır, tamamının veya bir kısmının izinsiz kullanılması kesinlikle yasaktır.